
Dünya genelinde çok uluslu şirketler, faaliyetleriyle büyük çevresel ve sosyal etkilere neden olabiliyor. Ancak, farklı hukuki sistemler ve karmaşık yapılar bu etkilerin kontrolünü zorlaştırıyor. Önceden, şirketlerin çevresel ve sosyal sorumlulukları çoğunlukla gönüllülüğe dayanıyordu. Örneğin, Avrupa Birliği’nde faaliyet gösteren bir şirket, gelişmekte olan ülkelerde etik olmayan tedarikçilerle iş birliği yapabiliyor ve bunun önüne geçecek hukuki bir düzenleme bulunmuyordu.
